Müslüman kız neden hanımefendi olmak zorunda?
Önce hanımefendi kelimesinin sözlük manasına bakalım: Saygıyı bildirmek için kadın adlarının sonuna konulan sözdür.
Zarafeti, kibarlığı, güzelliği, olgunluğu, iffetli, ismetli ve özel olmayı anlatır. Bu özelliği taşıyan bayanlar için kullanılır.
Siz hiç hayatınızda bir “hayat kadını” için hanımefendi kelimesinin kullanıldığını duydunuz mu?
Ne kullanılır?
Hafif meşrep, havai ve burada telaffuzu uygun olmayan bir yığın vs. vs kelimeler.
Öyleyse Müslüman genç kızın hanımefendi olması gerekir?
Çünkü?
İslam’ı temsil etmektedir.
Bu sebeple dolayı, taşıdığı misyonun ağırlığını omuzlarında hissetmelidir.
Zaten, ona “cennet anaların ayakları altında” diyerek saygı ifadesi olan hanımefendilik unvanını peygamberimiz vermiştir.
Bütün peygamber, evliya, asfiya annelerinin ve ezvac-ı tahiratın hayatlarına baktığımız zaman onların hanımefendi olduğunu görüyoruz
Eğer bir genç kız Müslüman’ım diyorsa örneği o hanımlar olmalıdır.
Yani Hz. Aişe, Hz.Hatice, Hz.Fatıma, Hz.Meryem, Hz.Hacer, Hz.Rabia ve isimleri sayılamayacak kadar çok olan Müslüman kadınlardır.
Peki, onların hangisi hafif meşrepti?
Hangisi yarım tesettürlüydü?
Elinde sigara ağzında çikletle sokakta geziyordu?
Parklarda ya da orada burada eşi bile olsa el ele dolaşıyordu?
Eğlence yerine gidiyor icabında düğünlerde halay çekiyordu?
Erkeklerle gibi giyinmeye, gezip tozmaya özeniyordu?
Onlar eşlerine itaatkâr değil miydi?
Cenneti ayaklarının altına alan bu hanımefendiler hayatın akışını değiştiren evlatlar yetiştirmediler mi?
Yüzmidört milyon evliya ve asfiyanın neslinden geldiği Hz. Hasan (ra) ile Hz. Hüseyin (ra)’ı yetiştiren Hz. Fatıma (ra) ağırbaşlı, vakur, olgun, eşine itaatli, saygılı ve cenazesinin bile gece gömülmesini isteyecek kadar iffetli hanımefendi değil miydi?
Evet, tekrar ediyorum bir genç kız “Ben Müslüman bir genç kızım” diyorsa onların yolundan gitmeli ve kendisine onları örnek almalıdır.
Hz. Hatice gibi itaatkâr.
Hz. Aişe gibi ilim aşığı.
Hz. Meryem gibi iffet sembolü.
Hz. Hacer gibi sabırlı.
Abdülkadir Geylani hazretlerinin annesi Fatıma Hanım, Said Nursi hazretlerinin annesi Nuriye Hanım gibi olmalıdır.
Yoksa “sosyal aktivite” adı altında her yere girip çıkan, başına lütfen bir mendil takan. Boynu gözükerek şal dolayıp olmadık mekânlarda gezen, modern olmak bahanesiyle ötekilere benzeyen “özgürüm” “Ben de hayatımı yaşayacağım” diyenler Müslüman genç kız kimliğine bürünemezler.
Efendim biz modern Müslüman olarak daha çok İslam’a hizmet edeceğiz deniliyorsa; Said Nursi hazretleri bu konuda harika bir tespitte bulunuyor:
“Umur-u diniyede (dini emirlerde) müsamaha veya teşebbühle (benzemekle) medenilere yanaşmayın. Çünkü, aramızdaki dere pek derindir. Doldurup hatt-ı muvasalayı ( erişme yolunu) te’min edemezsiniz. Ya siz de onlara iltihak ( katılırsınız) edersiniz veya dalalete düşer boğulursunuz.”
Başka bir yerde de “bir dane bir lokma bir öpmekte batma” diyerek küçük bir tavizin bile insanı götüreceğini söylüyor. Başın bir batman saçı kaldırdığı halde gözün tek bir kılı kaldırmadığını vurgulanıyor.
Gülay Atasoy
Tesettür; setretmenin, suret ve siret boyutunda tecellisidir. Yoksa birilerinin empoze ettiği gibi şekilcilik değildir.
Tesettür emri, kadın erkek tüm mü'minleri kuşatan bir farz-ı ayndır. Kadınların ifasıyla erkeklerin sıyrılabileceği bir farz-ı kifaye değildir.
Tesettür; harama götüren yolların üzerine set çekmektir. İş işten geçtikten sonra sığınılacak liman değildir.
Tesettür; namahrem nazarları celbedecek tavırlardan kaçınmak demektir. Dikkat çekmek için vargücünü sarfedip sonrasında ahlak abidesi kesilmek değildir.
Tesettür; konuşmanın, halin, hareketin yani hayatın bütünüdür. Eve gelince baştan sıyrılacak bir metre kumaş değildir.
Tesettür; baştan aşağı tüm bedeni setredecek bir mana bütünlüğüdür. Başı örtüp bedeni teşhir etme ikilemi değildir.
Tesettürün amacı dış ortamda dikkat çekmemektir. Makyaj, parfüm, dikkat çekici takılar vs ile ''ben buradayım'' demek değildir.
Tesettür; mü'min erkek ve kadın için kimliğini ortaya koyan önemli unsurlardan biridir.Aşağılık kompleksine kapılmışcasına birilerinin yaşam tarzlarını taklit etmek değildir.
Tesettür; sünnet-i seniyye ölçeğinde istikamet belirlemektir.Moda, trend, defile rüzgarlarında savrulmak değildir.
Tesettür; kuralları ve kaideleri Kur'andan almaktır.Ne idüğü belirsiz şaklabanların ağzından çıkanları uygulamak değildir.
Tesettür; eline diline beline sahip olarak edep tacını takmaktır. Edepsizlerin açtığı çığırda figüran olmak değildir.
Tesettür ; gerektiğinde dişleri kilitlemek, yerli yersiz gevezelikten uzak durmaktır. Söze manasını kaybettirip laf salatasına dönüştürmek değildir.
Tesettür; yerine göre vakarlı,yerine göre tebessümlü bir çehreyle insanlara muhatap olmak demektir. Kahkaha ve laubalilikle kantarın topuzunu kaçırmak değildir.
Tesettür; öze dönmek aslına rücu etmektir. Başkalarının yürüyüşünü taklit etmek değildir.
Tesettür; kendi ayıbı kadar başkalarının ayıbını da sütrelemektir. Fırsatı fırsat bilip deşifre etmek değildir.
Tesettür; ruhen, ahlaken, vicdanen ve aklen kemale terakki yolculuğudur. Esfel-i safiline düşenlerin eteğine yapışmak değildir.
Tesettür; ayet ve hadislerdeki hükümlere kendini muhatap kılmaktır. Hükümleri tevil ederek hükümsüzleştirmek değildir.
Tesettür; Rabb-i Rahimin emrettiğini, Rabbi Rahimin istediği şekilde ruh ve bedeni mezcederek tatbik etmektir. Takva libasına bürünmek, haya perdesiyle gizlenmek, iffet zinetiyle süslenmek, gözünü harama yumabilmektir. Sadece başı örtmek olarak algılanan tesettür anlayışı büyük ölçüde eksiktir.
Sözün özü tesettür; yaşam biçimini hayatın merkezine koymaktır. Biraz ondan ,biraz bundan laçkalığıyla özünden uzaklaşmak değildir.
Zeynep Öztoprak
selam ben metin evet size katılıyorum müslüman bir kız her türlü hareketine dikkat etmeli bugün metrobüste kapalı bir kızın kahkahaları beni çok rahatsız etti ama uzak olduğum için birşey diyemedim üzgünüm
Aleyküm selam Metin ! Öncelikle yukarıda'ki yazıyı bir vesiyle ile güncellediğiniz için teşekkürler.
Her türban takan başörtü takan yukarıdaki şartlara uysa zaten sorun olmazdı...Malesef sizin karşılaştığınız durum her zaman karşımıza çıkıyor...İnşAllah zamanla türban-başörtüsü takanlar o kıyafete uygun yaşamayı da öğrenirler.