Selamun Aleyküm arkadaşlar...İnşAllah bu bölümde birbirinden güzel, Kutsal Şehirlerimizden Mekke ve Medine Şiirlerini sunuyorum...Aslında bir kaç şiirle anlatılmaz, yaşanır...Gidip görmeyi o kadar çok istiyorum ki...YA RABBİ nasip et...
************************
Medineye gelsem
Ravzana yüzüm sürsem
O cemalin birkez görsem
Görsemde oracıkta ölüversem
Kabeyi tavaf etsem
Beytullaha yüzüm dönsem
Rabbim benide affeyle desem
Desemde oracıkta canım versem
Ravzanın kapısına geleyim
Eşiğine diz çökeyim
Canım Gülüm Sultanım deyip
Bastığın toprakta canım vereyim
Yillarca ozledim ben Muhammedi
Dunyada gozlerim onu gormedi
Gidenler bir daha geri donmedi
Medineye sefer olsada gitsem
Medine yolunda gul demet demet
Salat selam olsun sana can ahmet
Medinede guzel ravzayi gorsem
Sallalahu ala nebi Muhammed
Gozlerimde tuter yesil ravzasi
Muhammede ermek hakkin rizasi
Ya rabbi silinsin gonlumun pasi
Medineye sefer olsada gitsem
Baksan yas doldu yine gozume
Kimseler inanmaz onun sozune
Resulun askini kalktir ozume
Medineye sefer olsada gitsem
Sonmeyen bir ates dustu sineye
Yillardir hasretim ben medineye
Medinede muhammedi gormeye
Medineye sefer olsada gitsem
Medine’ye Medine’ye
Gidemedim Medine’ye
Hasret ateş oldu bende
Varamadım Medine’ye
Kubbet-ul hadra görünür
Mutahhara’ya yürünür
O Ravza’ya varılınca
Gönül hasrete bürünür
Hasreti başıma sarıp
Ateş deryasını yarıp
Dursam selama Ravza’ya
Aşkın huzuruna varıp
Veda tepesi sürurda
Yıllardır haklı gururda
Nur hicrete oldu şahit
Seni özleyip durur da.....
Selam olsun sana o geceki ışığına, nuruna...
Bir başka esiyordu seninle rüzgar şerefli şafak
Sema birbaşkaydı o gece semavat bambaşka
Cennet kadar şirindi o gece Mekke şerefli şafak
Kisra yatağından fırlayınca kül oldu benzi
Ateş utandı söndü save gölü kurudu putlar yok oldu
Bir muştu vardı ortalıkta bütün alem canlandı
Cennet kadar şirindi o gece Mekke şerefli şafak
Anlatamıyorum acizim efendim canAhmedim ben seni
Ne şanslısın sen temaşa ettin efendimi SEN şerefli şafak
Senin şafağında ezeli nur geldi bütün cihana O gece
Cennet kadar şirindi o gece Mekke şerefli şafak
Melekler gıptayla pürhazır, nuru ruhlara doldu o gece
Güller açıldı ,bülbüller öttü, hu hu nağmeleri sardı o gece
Can Ahmedim, gülAhmedim Ömerim özledim görmek isterim
Ona varmak, onu görmek nasipmi bana söyle şerefli şafak
Cennet kadar şirindi o gece Mekke şerefli şafak
Mekke şehri Kâbe şehri
Kalbimde mihenk taşı
Hasretiz biz senin gibi
Muhammed’e Muhammed’e (S.A.V.)
Muhammed (S.A.V.) doğdu bağrında
Peygamber oldu Hıra’da
Ebubekir her an yanında
Muhammed’im Muhammed’im (S.A.V.)
Putları kırdı Kâbe’de
Dini yaydı bu sayede
Peygamberim Medine’de
Selâm olsun Muhammed’e (S.A.V.)
Necati der Muhammed’e (S.A.V.)
Şefaat kıl hepimize
Canımız kurban yoluna
Peygamberim Muhammed’im (S.A.V.)
Selam sana nazlı Nebi
Selam sana gözbebeği
Mevla'nın kudretiyle selam.
Selam sana nur-i dilara
Selam sana Hakk habibi
Rahman'ın kudretiyle selam.
Selam sana Andelib_i Zişan
Selam sana Muhammedi
Cebrail'in yüreğiyle selam
İbrahimce selam sana
Rahimce selam sana
Gafurca selam.
Selam sana ey yetimler padişahı
Selam sana Ahmedi nefesli yar
Eyyupça selam sana
Selam sana ya HabibAllah
Selam sana ya NebiAllah
Selam sana ya ResulAllah.
Ya ResulAllah
Sen, sevmek için istenen
Can, dudakta istenen
Sevda ikliminin en güzel mevsiminin
En güzel çiçeğisin.
Cemre gibi düştün kainatın kışına
Bahar, senin elinde doğdu
Senin elinle indi toprağa
Öyle bir sevildin ki
Candan aziz bilerek
Uğruna can verildi
Ama bu, ölüm değildi
Adını bir kez anan
Bir kez gönülden anan
Rahmetin nur kaynağı gözlerinde dirildi
Şimdi biz de seni anıyoruz
Mevla'mızın yeminleriyle anıyoruz seni
Ey Faran Dağları'nda açan sevgili
Fecre
On geceye
Her şeyin çiftine ve tekine
Akşamın alacakaranlığına
Kararıp bürüdüğü zaman geceye
Açılıp aydınlattığı zaman
Gündüze and olsun ki
Sen olunca sitem yok
Serzeniş yok
Eyvah yok
Alemlere ambersin
O'ndan başka ilah yok
Sen, en son peygambersin.
Beni ilk öksüz oluşun vurdu
Yetim kalışın yaraladı önce
Elden ele dolaşmıştın
Herkesin gözbebeğiydin
Ama mahzun
Ama kederli
Bir yanın arşa kadar azamet
Bir yanın ürkek
Mekke akşamları yanar
Verdiğin her nefeste
Ve gökten inen bir sesle
Allah korumasına alır.
Senin derdin Allah'tı
Hüznün kederin Allah
Senin dostun Allah'tı
Sana en yakın Allah.
Biz seni göremedik ya ResulAllah
Uhud Dağı'nı seyrettik
Okçular tepesinden bir sabah
Bir Medine sabahında
Uhud'u seyrettik
Seni göremedik
Ebu Ubeyde bin Cerrah sanki ordaydı
Sanki mübarek yüzüne batan miğfer halkalarını
Dişleriyle sökmek için nefes nefeseydi
Kalbi yerinden fırlayacakmış gibiydi
Seni öyle seviyordu ki
Tenine bir dikenin batması bile
O kalbi durdururdu.
Biz seni göremedik ya ResulAllah
Uhud'u gördük bir sabah
Malik bin Sinan olamadık
Mübarek kanının, kanına karıştığı
Malik bin Sinan sanki oradaydı
Ve inemedik okçular tepesinden
Sanki sen inin demeden inersek
Uhud tekrar cehenneme dönerdi.
Ey Faran Dağları'nda açan sevgili
Güneşe ve onun ışığına
Ardından gelmekte olan aya
Onu ortaya koyan gündüze
Onu bürüyen geceye
Göğe ve onu meydana koyana
Yere ve onu yayana and olsun ki
Sen olunca sitem yok
Serzeniş yok
Eyvah yok
Alemlere ambersin
O'ndan başka ilah yok
Sen, en son peygambersin
Vazgeçtim seni hep ötelerde aramaktan
Seni yüzyıllar öncesine hapsetmekten vazgeçtim
Mesafelerden usandım ya ResulAllah
Sana sesleniyorum
Alemlere rahmetsin
Seslenince yanımdasın
Burdasın
Günahkarım
Ama sen günahkarların umudusun
Temizle beni ya ResulAllah!
Temizle beni ya ResulAllah!
Temizle beni ya ResulAllah!
Mescid-i Nebevi'de gördüm
Mübarek sözlerinden birini süsleyip duvara asmışlar:
"Benim şefaatim, ümmetimden büyük günahları olanlar için."
Buyurmuşsun
İçimde her şey üşür
Rüzgar üşür
Yağmur üşür
Dua üşür
Melekler üşür
Isıtırsan bir sen ısıtırsın
Medine'ye akan nur gibi ak kalbime
Ey ban u cihan
Yorgunum
Güçsüzüm
Çaresizim
Sen çaresizlerin yardımcısısın
Yüreğimi koşturdum
Sana doğru
Çatlarcasına koşturdum
Kimseye hakkım yok
Huzurunda sana ait varlıkları dava etmem
Ben bir davalıyım
Tükendim ya ResulAllah
Hicretimi kabul et ya ResulAllah!
Hicretimi kabul et ya ResulAllah!
Hicretimi kabul et...
medine özlem, medine hasret
medinesiz vatan bile gurbet
ravza gönülde batmayan güneş
bitsin bu firak, medine celb et.
@@@@@@@@@@@@@@@
kafile gitti ben gidemedim,
yaram deşildi sabremedim,
ravza gönülde batmayan güneş,
günler eridi ben eriyemedim.
@@@@@@@@@@@@@@@
görmedim ama sanki bilirim,
şu ezanları oradan dinlerim,
ravza gönülde batmayan güneş,
görülmese de kalben inlerim.
@@@@@@@@@@@@@@@
bedir aşkından parçalanırken,
güller ateşinde kavrulurken,
ravza gönülde batmayan güneş,
ben neredeyim, dünya dönerken....
sokaklarında Nebi dolaşır o şehrin,
evlerinde sahabeler yaşar o şehrin,
ezanlarını bilaller okur o şehrin,
yesripti adı, medine oldu o şehrin.
kıyamete dek sürecek nuru o şehrin,
sokağında gül kokusu eser o şehrin,
kardeşlik destanı zuhur eden o şehrin,
yesripti adı, medine oldu o şehrin.
afra kadınlar koşar mı hala sokaklarında o şehrin,
bekler mi ebu hureyre evinin önünde peygamberin,
oynarlar mı hasanla hüseyin sokaklarında o şehrin,
eskiden yesripti adı, şimdi medine oldu o şehrin....
Selam sana bağrında Alemlerin incisine sahip şehir!
Mübarek ayakların izini taşıyan,hicret kutluluğunda doğan şehir MEDİNE !
Güllerce selam sana ,Rasulce selam!
Medine’de caddeler tebessüm eder misafirlerine,uzak kıtalar aşmış,seçilmiş konuklardır üzerinde gezenler..
Gözlerinde bu yollarda yürüyen Rasulullah’ın izlerine rastlamak özlemi ,kalplerinde mescidinde O’nun baş koyduğu yerlere baş koyma sıcaklığı vardır..
Uhutda sanki O’nu görecekmişcesine dikkatle bakar etrafa bir mümin ,bir hayal beliriverir gözlerinde dinlerken okçular tepesinin hikayesini..Hele şehitlerin efendisi Hz Hamza’nın da içlerinde bulunduğu şehitlerin mütevazi kabristanına takıldığında gözleri,sanki yeniden yaşanmıştır Uhud harbi yeniden ağlamıştır nazlı Nebi..Gözyaşları yeniden dökülmüştür Uhuda..
Müminlerin gözyaşları şehitlerin mübarek kanlarına karışır sanki…
Adımlar hızlanır Mescidi Nebevi’nin bahçesinde, melekler karşılar ziyaretçileri.Alemlerin Efendisinin ziyaretçilerini…
Her girişte Mescide , huzur girer kalbe, sürur girer, aşk girer.
Rasulullah aşkı.
Gözler doyamaz Mescidi seyretmeye,çünkü kalp gözüdür bakan,can gözünü neyleye?
Bakan göreceğini görmüş ,doyamaz ama mutludur.
Belki ömür boyu sürecek bir mutluluğu yudumluyordur sakince..
Ya nasip der,sevgiliye
Yeniden buluşuncaya kadar ya nasip der gözyaşları..
Ravza’da huzura dururken aşılan yıllara ve yollara Ya nasip der.
Artık ötelere kalan kavuşmaya Ya nasip der.
Bir sonraki durak Kevser havuzudur inşAllah,Ya nasip!
Ebu Cehil sirtini dayamis karanliga,
Sarap renkli bir zehri sagiyordu topraga.
Kirçil sakaklarindan akarken öfke,
Kaatil bir cenbiyenin agzindaydi gözleri.
Kudurdu kani içre Taifli alca sira,
Tagutun askerleri yürüdü ardi sira
O anda ta Sidre'de yildizlar yaniyordu;
Zühre Haruttan emin Babil'e iniyordu.
Sesler çekip gittiler en issiz vahalarda;
Sular arinmak için sigindilar daglara
Daglar yerin kazigi, daglar birer alp-eren...
Var midir sunca zaman daglardan kemlik gören?
Daglar tecelli yeri, daglarin bagri emin;
Dostlara vasiyyetim: Beni daglara gömün!
Beyaz kalpli köleler kivranirken acindan,
Ben herseyi seyrettim bir dagin yamacindan;
Evler gözler bagli birer körebeydiler;
Biliyordum bu evler nelere gebeydiler...
Gün isigi degmeden mor perçemli dallara,
Azigim yüregimde, düstüm uzun yollara...
Öptü yagiz alnimi konursu isiklar,
Gördüm çölün ucunda som altindan esikler...
Sastim, göklere neden sevk ile dönmek düsmüs!
Bu zavalli çöllere ebedi yanmak düsmüs!
Çöller askin zirvesi, çöller mecnun yurdu,
Küstah akil basini çöllerde tasa vurdu.
Keske bir altun çagda yeryüzüne gelseydim,
Çöllerin bildiginden ben de biraz bilseydim!
Görklü günes titrerken bir kilicin ucunda,
Mu'cizeler savkidi muhabbetin burcunda.
Yildizlara yönelmis fisekler görüyordum,
Ben ise çirilçiplak içimde yürüyordum.
Içim göklerden genis, içim sütbeyaz bir nar,
Içimde mamureler, firuze sehirler var!
Bir örümcek agina siginmis iki yürek,
Bana haber saldilar; "Sana sehirler gerek!"
Ibrisim sirazeli bir kitaptir her sehir,
En zorlu dügümlerin çözüldügü yer sehir...
Sehir isik cümbüsü, sehir yerde kehkesan,
Kim bilir, sahir belki maveradan bir nisan?
Öyleyse yekineyim, bir sehre varayim,
Yunus'un sadasiyle feryadlar koparayim!
Feryadima ses versin dert ortagim kubbeler,
Benim büyük davami anlayamaz habbeler!
Gök yere nüzul etsin, vakarli kubbe olsun,
Kimin yitigi varsa gelsin kubbede bulsun!
Sesin sirri kubbede, kubbede asil nakis
Yedi renkten süzülüp sonra vahdete akis...
Kusat beni ey kubbe ruhuma serinlik ver!
Tezyin et ayetlerle, fikrime derinlik ver!
Ey medine, erdemim, duragim, karar yerim!
En eski siginagim, eskimeyen eserim!
Karanlik saha kalkti, burçlar kaydi yerinden.
Bahtima ates düsdü Hubel'in gözlerinden.
Vahsetin mizragina hedef olmadan sinem,
Sakla beni medinem, koru beni medinem!
Medine gülü ya Rasulullah
Gözümün nuru ya HabibAllah
Seni özledi kalbim Beytullah
Sana Aşığım ya Rasulullah
Ya Rasulullah Allah
Ya HabibAllah Allah
Ya NebiyAllah Allah
Ya Rasulullah Allah
O nur yüzün bir ay gibi
Aydınlattı hep gönülleri
Şefaat eyle bize ya Nebi
Sana muhtacız ya Rasulullah
Salat selam olsun sana
Canım fedadır yoluna
Kavuşmak isterim güzel Ravzana
Ne olur kabul et ya Rasulullah
Aleme rahmettir o yüce sultan
Bu canlarımız hep ona kurban
Biliyoruz ki O'dur tek derman
Sensin rehberimiz ya Rasulullah
Yanıyor şu bağrım yaşlıdır gözüm
Senin hasretinden firkatli özüm
Varayım huzuruna gülsün bu yüzüm
Vuslatı isterim ya Rasulullah
Daglarında Güller Biter,
Bülbüllerin Hu eyler,
Ne Güselsin Mekke.
Kabe Tam Ortanda,
Herzaman Gözümün Odağında,
Ne Güzelsin Mekke.
Gidecem Elbet Bu Dünyadan,
Uzancam Şöle Tahta Düzlüklere,
Ruzi Mahsere Gitmeye
Ne Güzelsin Mekke.
Derman Aradım Derdime,
Askım İle Seherlerde,
Abdest Aldığım Her illerde,
Seni Özledim Medine.
Dolandım Ben O Hasretine,
Yandı İçim Senin Hasretine,
Oklar Saplandı Yüreğime,
Seni Özledim Medine.
Ey Benim Canım Medinem,
Seni Unutamadım,
Ah Bu Gönlümden Hiç Atamadım,
Seni Özledim Medinem.
Dizimim Bağı İnan Çözüldü
Bütün Dermanım İndi Döküldü
Alısırken Sordum Hocama Hangi Yer Göründü
Dedi Medine Medine.
Costum Sel Gibi Süzüldüm Güvercin Gibi
Hu Deyip Hu Deyip Döndüm Uctum
Sanki Okur ya Yasini
Dedi Medine Medine.
Secde Ettim O Anda Yalvardım Mevlaya
Nasipmiş Gelmek Görmek Anlamak
Nerde Duysam Ezan-ı Muhammedi
Dedi Medine Medine.
Andım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi,
Hayalin gönlümün tepelerinde gezindi;
Bu bir serap olsa da hafakanlarım dindi..
Andım yine Sen'i her şey yâdımdan silindi.
Keşke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam,
Ruhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam;
Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam..
Keşke her an aşkınla oturup aşkınla kalksam.
Anladım vaslına ermek için artık çok geç,
Hicranla yanan gönlüm durmadan inleyecek;
İnleyip en taze hislerle hep bekleyecek..
Anladım vaslına ermek için artık çok geç...
Kalbim bir güvercin kalbi gibi titrerken adından,
Ne olur Sana ulaşmam için kanadından;
Bana bir tüy ver pervaz edeyim hep ardından..
Kalbim bir güvercin kalbi gibi titrerken adından.
Ey kupkuru çölleri cennete çeviren gül;
Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
Vaktidir ağlayan gözlerimin içine gül!.
Ey kupkuru çölleri cennete çeviren gül!
Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım,
Bir kor saç içime ocaklar gibi yanayım;
Sensiz geçen bu acı rüyadan kurtulayım..
Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım..
Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta,
Ruhuma sisli-dumanlı bir kasvet yaymakta;
Göster çehreni ki güneş gurûba kaymakta..
Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta...
Son demde hiç olmazsa gurûbum tulû olsun,
Gönlüm ufkunun en taze renkleriyle dolsun;
Her yanda tamburlar çalınsın; neyler duyulsun..
Ne olur hiç olmazsa gurûbum tulû olsun..!
MEKKE'Yİ GÖRÜNCE
Gözlerden yaşlar dökülür ince ince.
Diyecek yoktur içimizdeki sevince
Deriz bu günleri de gördük şükür Allah'ım.
Mevlâ'm Evini yakından görmek ne kadar güzel bir şey.
Aklına gelmiyor İnsanın senden başka bir şey.
Zaten yok senden başka üstün hiçbir şey
Eller Semâda gözler Beytullah'da Allah'ım.
Şeytandan temizlemeye bakarız özümüzü.
Hacer'ül Esvede sürmek isteriz elimizi yüzümüzü
Beytullah'dan ayırmayız gözümüzü.
Dualar ederiz yanık yanık Allah'ım.
Öyle yerlere gidilmez mi hiç ?
Mevlâ'mızın Beytinin Etrafında dönülmez.mi hiç ?
Bunlar bizim için hem kurtuluş hem sevinç .
Uyuyan gönülleri uyandır Allah'ım.
Yaparız hem Tavafı hem Say-ı.
Orada insanlar hem kardeş hem dayı.
Nasıl Övmeyeyim kadir Mevla'yı.
Dünyadaki İnsanları bir araya toplayan Allah'ım.
Ne kadar kalabalık olsa da korkmadım,
El-Beytine yaklaştım adım adım.
Dedim işte buydu benim muradım,
En mutlu anlarım oydu Allah'ım.
İstersen Mevlâ'nın Kıymetli yerlerine ulaşırsın.
Dualar eder yer içer dolaşırsın.
Zengin fakir bir olup yarışırsın.
Zengini fakiri bir arada yarıştıran Allah'ım.
CEMİLE EYRİK
(http://2.bp.blogspot.com/-JNCUKGEPmkA/UQKVa-RT6NI/AAAAAAAAC3E/pc4XiCgPSjQ/s1600/mekke5.jpg)