Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Bir Bebeğin Duası

Başlatan chechen, 01 Temmuz 2005, 20:16:01

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 11 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra



hala aramızda olduğunuz ve sadakatte bulunmaktan memnun olduğunuz için ben  teşekkür ederim :)

ettiğiniz güzel dua ve dualarınızda unutmadığınız için de Allah razı olsun kardeşim


duha

AMİNNNN...Allah RAZI OLSUN...
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

chechen

Alıntı yapılan: duha - 02 Kasım 2007, 09:38:46
AMİNNNN...Allah RAZI OLSUN...

sevgili dua ; DUHA

hiç bir zaman aminlerinizi bu başlığın altında esirgemediniz

dilerim Yüce Mevla sizide hem bu dünyada hem ahirette esirgediği kulların arasına ilhak eylesin
Rabbime emanet

dua ile
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

chechen

SEVGİLİ DOSTLARIM
TIKANIP KALDIĞINDA HAYATINIZ
;
Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,

Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,

Dağlara dönmeli yüzünü insan.

Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;

Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni keşifler yapacak....

Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli!

Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir,

Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.

Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,

Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;

Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inip

Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;

Gördüğünü hissedebilmeli!

Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,

Değerli olabilmeli hayat!

İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!

Başkasının yerine koyabilmeli kendini;

Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli!

Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!

Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, soysuz kalarak!

Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...

Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...

Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!

Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;

Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli!

Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı; Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!

Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin; ağlamayı bilmiyorsan, Neşesizdir kahkahaların;

Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların...

Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten herkesi unutmamalı!

Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için...

Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!

Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere...
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı bahanelerle tekrarlamaması için!

Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak! Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak!

Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin sevdiklerinin;

Zaman bulabilsin; Bir teşekkür, bir elveda için...

Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;

Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan!

Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...

DUA İLE SEVGİLİ DOSTLAR

RABBİME EMANET
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Gül_Sultan

Allah (c.c.) razı olsun kardeşim.
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

chechen

Alıntı yapılan: Gül_Sultan - 03 Kasım 2007, 23:47:05
Allah (c.c.) razı olsun kardeşim.


Ya Rab! sevgili Gül_Sultan  kardeşimi  Sıkıntıdan, üzüntüden, tasadan, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, borcun altında iki büklüm olup ezilmekten ve insanların galebe ve tasallutundan muhafaza eyle
cenAbı Mevlam Razı olsun can kardeşim

HZ.Allah RAZI VE MEMNUN OLSUN CESUR YÜREKLİ CAN KARDEŞİM .
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Gül_Sultan

Alıntı yapılan: cahitdurgun - 03 Kasım 2007, 23:52:52

Ya Rab! sevgili Gül_Sultan  kardeşimi  Sıkıntıdan, üzüntüden, tasadan, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, borcun altında iki büklüm olup ezilmekten ve insanların galebe ve tasallutundan muhafaza eyle
cenAbı Mevlam Razı olsun can kardeşim

HZ.Allah RAZI VE MEMNUN OLSUN CESUR YÜREKLİ CAN KARDEŞİM .



Vay Allah (c.c.) razı olsun Cahit gardaşım. Güzel duana seni ve sitedeki tüm Can kardeşlerimi katarak amin diyorum. Dualar müşterek Topragım , dualarımdasın. Ve bu kalbin kadar güzel ve temiz dualarına tekrar tekrar aminler.
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

chechen

HZ.Allah RAZI VE MEMNUN OLSUN GARDAŞIM

SAĞLIK SIHHAT SELAMET VE DUA İLE
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

duha

AMİN...AMİN...AMİN...
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

chechen

Senai Demirci



Sen ki, kâinat kitabının Fâtiha sısın.

Varlığa katılma müsaademizin parolası "Bismillahirrahmanir rahîm"in ilk söyleyicisi, ilk öğreticisisin.

Allah ı Rahman diye bildik yüzünden; yağmurumuz oldun dünya çölünün ateşinde.

Allah ı Rahîm diye bildik sözünden; umudumuz oldun hesap gününün telaşında

Sen ki, ezelî hitabın ete kemiğe bürünmüş hâlisin.

"Elhamdülillah" sözüyle dillenen sonsuz minnettarlığımızın en açık temsilcisisin.

"Allah a, Rabbi diye âlemlerin" en çok teşekkür edenimizsin.

En iyi hamd edenimizsin; Muhammed imizsin.

"Şükreden bir kul olmayayım mı?" mahcubiyetini hücre hücre taşıyansın.
Rahman ın vechine aşina eyleyerek sevdirdin yüzlerimizi; sonsuz merhamet gördüğümüzü haber verdin.

Rahîm in teveccühüyle sevindirdin gönüllerimizi; hüzün ve korkularımızın biteceğini müjdeledin.


"Din gününün Mâliki"ne göre yaşama inceliğini sevdirdin bize.

Hesabı verilebilir günler yaşama sorumluluğunu hatırlattın vicdanımıza.
Sen "yalnız Sana kulluk ederiz" hitabımızın ebedî yankısısın.

"Âlemlerin Rabbi"ne en mükemmel ubudiyetinle karşılık verenimizsin.

Sen "yalnız Senden yardım dileriz" yakarışımızın biricik kefilisin.

"Rahman ve Rahim" olan Allah a kusursuz tevekkülünle sığınanımızsın.

Sayende "bizi hidayet eyle sırât-ı müstakîme" diyebilecek hidayetin şereflileriyiz.

"Üzerlerine nimet indirilenlerin yolu"nda en başta yürüyen Sensin.
Sen ki bize Raûf ve Rahimsin, üzerimize titrersin.

"Üzerlerine gazab indirilenlerin yoluna değil" gidişimiz; merhamet eyle ey Sevgili.

Sen ki hidayetimiz için çok hırslısın, ümmetine kıl kadar zarar gelsin istemezsin.

"Dalalete sapanların yoluna değil" yürüyüşümüz; şefaat eyle ey Nebî.

(Âmin)

dua ile can dostlarım
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

duha

söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Gül_Sultan

Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

chechen



SEVGİLİ DOSTLAR Ömür dediğinİZ  kaç gündür...

Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar
susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim
tarzıydı.
Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun
gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla
oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi.
Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik
babamla. Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir,
"Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı
ütüleme!" derdi. Annem de "Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksı n babanla?" diye çıkışır, beni odama
gönderirdi.
Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol
alırdım. Babam arkamdan, "Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip,
hâlâ ne istiyor anlamadım." diye bağırmaya devam ederdi. "Keşke benim de
bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep
birlikte otursaydık" derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret
edemezdim.
Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon
seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli
birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip
koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı.
Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak
yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım
işe.
Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; "Bak, böyle uslu uslu oyna işte."
diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam
afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. "Son
günlerde ne de akıllandı benim oğlum." diye komşulara anlatıyordu annem
halimi.
Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem "Odanı topla!"diye
odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum.
Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı
beceremiyordum. Annem odama gelip "Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım." dedi bir gün.
Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden
alırsa ben ne yapacaktım?
Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı
kolladım.
Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz
çizdiğim resmi getirdim.
Babam baktı. Hım, dedi "Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde." dedi.
Ben "Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.dedim.
O "Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın."dedi.
Ben yine Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da
annem." dedim.
Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: "Peki neden bizi küçük çizdin?" dedi.
Heyecanla başladım anlatmaya.
Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp
küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek,
komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten
geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde
kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler
paylaşmak istediğinizde "Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim."
diyeceğim. Ve bir de bağıracağım "Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları
da var, daha ne istiyorlar" diye.
Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
Duyduklarına inanamıyorlardı .
Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar
konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi.
Farkında olmalı insan... Kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında
olmalı.
Ömür dediğin üç gündür,
Dün geldi geçti
Yarın meçhuldür,
O halde ömür dediğin bir gündür,
O da bugündür.


DUA İLE





Mesut Koçak
Kim Allah'ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar süphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır.(Maide 55,56)

Fatihan

 :usgunn:
Maalesef günümüzde bir çok kişinin çocuklarına karşı davaranışı böyle.

Elinize sağlık

ASUDE

tüm dualarınıza aminnnn diyebiliyorum....rabbim gönlünüze göre versin inşAllah