Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Mukaddesata dair

Başlatan aık hamalı, 23 Temmuz 2008, 11:06:59

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

aık hamalı

Bir kız öğrenciyi başını örttüğü için tahsil hakkından mahrum etmek, İstiklal savaşı başlarında ve Maraş'ta düşmanlar tarafından başörtüsü çekilip düşürüldüğü için başlayan Milli şahlanış ruhunun içine tükürmektir.
N.F.K.

DOĞRUL KENDİNE GEL,
BAK; TAN YERİ AĞARIYOR
VE KARANLIK IŞIKTAN ORDUSUNU BOĞUYOR.
HİÇ DURMA KOŞ; TULUMBAN ELİNDE DÖRT BİR YANA,
GÖĞÜSLE ALEVLERİ; BU BİR VAZİFE SANA!


YARIN ELBET BİZİM; ELBET BİZİMDİR
GÜN DOĞMUŞ; GÜN BATMIŞ; EBED BİZİMDİR


aık hamalı

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
يَاأَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِأَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاءِ الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَابِيبِهِنَّ ذَلِكَ 1)أَدْنَى أَنْ يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَحِيمًا

1-"Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (Çarşaflarından) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. Ahzâb Sûresi 59

Kur'an-ı Hakîm'in Ahzâb Sûresinde ki şu Ayet, gayet açık bir şekilde bayanların eza ve sıkıntı çekmemeleri ve rahatça serbest bir şekilde ihtiyaçlarını gidermeleri için tesettürü emrediyor.
Oysaki bu zamanda zındıklar,gizli İslam düşmanları ve Medeniyet-i sefihe,Nefsi emarenin planıyla ve Şeytanın komutanlığıyla,Kur'an-ı Hakîm'in bu hükmüne karşı,gayet vicdansızca ve zalimane bir şekilde muhalefet edip tesettürü bir esaret diye insanlığa sunup,Kendilerinin, insanlığın fıtratını esarete attıklarını görmüyorlar.
Evet tesettür kadınlar için fıtridir. Çünkü kadın yaratılış itibari ile zayıf ve naziktir.Bu yüzden kendilerini ve yavrularını korumak için bir erkeğin himayesinde olmaya muhtaçtır.
kendisini erkeğine sevdirmek ve onun himayesinde rahatça yaşamak için o erkeğinin kıskançlığını ortaya çıkaracak dış etkenlerden gelen şehveti meyilleri engellemek zorundadır ki kocası ona karşı kıskançlıktan gelecek kırgınlığa ve ayrılığa düşmemelidir.
duyulur ve görülür ki tesettürsüz olan kişiler sürekli göz hapsi içerisindedir ve bu konuda çok şikayetlerin olduğu açıktır ve ayrıca tesettürsüz bayanlara karşı cinsellik üzerine gelen saldırılar açık ve delillidir.
işte hal böyle olunca elbette ki tesettürsüz bayanlarla evli erkeklerin çoğu bu konuda şikayetçi ve kıskançlıkları yüzünden sürekli problemli bir şekilde evlilikleri sürmüştür.
Bir çok kadınların,açıklıkla cezb ettikleri kişileri, sadece güzelliğe ve fiziki yapıya şartlandırmış,bu şekilde evlilikler olmuş ve bu evlilikler kısa sürmüştür. çünkü o kişi sadece geçici olan dış güzelliğe meyl edip evlenmiş,O güzellikten faydalandıktan sonra, güzelliğin gitmesiyle,dışarıdaki başka görünen güzelliklere yönelmiştir ve böylece bir çok geçici evliliklere yol açılmış ve toplumun ana temeli olan aile düzeni bozulmuştur.
Özellikle asrımızda bu olayların örnekleri gitgide artmakta ve bu duruma özellikle insanlığın sürekli nazarlarını celb eden sanat camiasının cehennem hurileri Aşikar bir örnektir.
Tesettürsüzlüğün aile düzenine vurduğu bir darbede şudur ki: bir çok evli kendi eşinden daha güzelini gördüğünde güzelliklere meyl edip eşine karşı soğukluk ve bir çok an olmuştur ki eşlerini aldatmaya kadar gitmişlerdir.Bu aldatmalar sonucunda çok yuvalar yıkılmıştır
Geçici evliliklerde,yıkılan yuvalarda,bu süreç içerisinde doğan bir çok çocuk sahipsiz kalmış ve Anne,Babanın ayrılığından kaynaklanan,şefkatten mahrum kalıp o boşluğu uyuşturucu veya sefahatin aldatıcı güzelliklerinde arayıp boşluklara düşmüşlerdir.
Bir ailenin saadet-i hayatiyesi; koca ve karı mabeyninde bir emniyet-i mütekabile ve samimî bir hürmet ve muhabbetle devam eder. Tesettürsüzlük ve açık-saçıklık, o emniyeti bozar, o mütekabil hürmet ve muhabbeti de kırar.
Ayrıca yaratılış itibariyle yaratılan varlıklar ve kainat arasında bir enerji akımı vardır. Toprak olsun Su olsun Hava olsun bildiğimiz her şey üzerinde bir enerji hareketi mevcuttur,bu da bilimsel olarak açıklanmıştır
Mesela,Yer küre üzerindeki enerji,yer çekimi kanunu diye anılmıştır.mıknatıstan da bildiğimiz gibi zıt kutuplar bir birini çeker ve aynı kutuplar bir birini iterler.kainat üzerindeki enerjilere olumlu ve çekici olduklarında pozitif,itici ve olumsuz olduklarında ise negatif olarak hitap edilmiştir.Hal böyle olunca bu durum gösteriyor ki yer kürenin çekim alanı güçlü olması itibariyle pozitif ve onun cezbine kapılan insanoğlu da negatiftir.
İnsan ile zemin arasındaki bu ilişkinin dışında, İnsanın kendi bedeninde vücudunu alakadar eden ve ayrıca karşı cinsleri ile alakadar olan iki ayrı enerji daha mevcuttur.
İlk olarak insanın kendi vücudunu dengede tutan bir enerji kalkanı vardır ki vücudun yarı bölgesi negatif yarı bölgesi pozitiftir.
Diğer enerji ise karşı cinsler arasındadır,bunun verilmesinin de bir çok hikmeti vardır.Sonuç olarak Ben sadece o enerjinin çekimini sunmak isterim.

Malumunuz bu asırda milyonlar örneği mevcuttur,Taife-i Nisa’dan tek bir fert on veya belki yüz erkeği cezb eder ve onların nazarlarını duygularını kendine bağlar ama erkeklerden bir fert karşı cinsin taifesinden anca bir iki kişiyi kendine bağlayabilir.Hal böyle olunca bu durum gösteriyor ki bayan pozitif erkek ise negatiftir.işte bundandır ki Taife-i Nisanın tesettürsüzlüğünden,nefse ve duygulara hitap edip onları kendilerine çeken fiillerinden neşet eden o çekim gücüne,nefsi emaresine yenik olan erkekler,hatta ve hatta nefsi emaresini büyük çabalarla zapt edenler dahi kapılıp kurtulamıyorlar.

2)وَمَا أُبَرِّئُ نَفْسِي إِنَّ النَّفْسَ لَأَمَّارَةٌ بِالسُّوءِ إِلَّا مَا رَحِمَ رَبِّي إِنَّ رَبِّي غَفُورٌ رَحِيمٌ

2«Ve nefsimi tebrie etmem. Şüphe yok ki nefis fenalıkla pek ziyâde emredicidir. Rabbimin esirgemiş olduğu müstesna. Muhakkak ki Rabbim çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.» Yusuf /53

Sure-i Yusuf’un bu Ayetinin işaretiyle de anlaşılıyor ki nefis her ne konuda,durumda,fiilde olursa olsun daima kötülüğü ister ve emreder.
Görüldüğü gibi Nefis öylesine bir mahiyette,özellikle bu asırda nefisler öylesine ön plana çıkmış ki şeytandan ve nefisten gelen istek ve arzularla tesettürsüzlükten gelen açıklıkla bayanların kendini dış nazarlara teşrif etmesiyle nefsani arzuların ön plana gelmesiyle,bu kişilerin o çekim gücünün cezbine kapılıp fuhuşata ve tecavüzlere yol açmıştır ve asır bunu çok net bir şekilde gösteriyor.Vicdanların kaldıramayacağı şekilde kötülüklere sürüklemiştir insanoğlunu.
Bir çok haber sektörlerinin yayınlarından da işitmişizdir,artık duyguları havandan da aşağı hale gelen insanların,zamanla tesettürsüzlüğün sebebiyet verdiği şehvetlerin ön plana çıkması sonucunda artık öylesine bir hal almış ki, insanlıktan nasibini almamış o kişiler,Daha yürümeyi öğrenmeyen bebeklere karşı dahi hayvani hislerle yaklaşmışlardır.
Bir çok tecavüz vakıası vardır ki bunlar ayrıca örneklerdir.Başta da demiştik fiziki olarak bayan zayıf bir fıtrat üzere yaratılmıştır o yüzden korunma olarak güçsüzdür bu tür saldırılara karşı kendini muhafaza edemez.
Bir diğer durumda bire bir kişilerin itiraflarıyla da sabittir,gün olmuştur dışa sunulan görünümler yüzünden bir kıza bir çok erkek meyl etmiş ve bunun sonucunda rekabetler ortaya çıkmıştır bu rekabet ve kıskançlıklar sonucunda çokları hastahane köşelerine çokları kabristanlara çokları da ceza evlerine düşmüştür.Bu tarz vakıalar çokça yaşanmıştır ve zihinleri fazla meşgul etmemek için bu vakıaların çokluklarını size bırakıyorum.Böylelerin yaşam içerisindeki anlayışları yalnızca dünyevi,maddi,hissi ve menfi bir durum olur.
Sonuç olarakta bu hale girmiş bir insan ise hiç kimselere fayda teşkil etmez ve sahih bir ehadisi Nebevi olan «İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki: Onların endişeleri mideleri olacak, şerefleri de meta-ı dünya olacak ve kıbleleri de kadınları olacak ve dinleri de dirhem ve dinarları (paraları) olacak. Bunlar mahlukatın en şerlileridir ve Allah katında onların hiç nasibleri yoktur.söyleminin tehdidine mazhar olur.Yüce Rabbim bizleri bu durumdan muhafaza eylesin.
Tesettürsüzlüğün sonucunda öylesine rezilane haller ortaya çıkmıştır ki çok defalar bizlere birer hizmetçi olarak sunulan kainatı gazaba getirip,bizleri Adil i Mutlak olan Allah’a(c.c) şikayet etmiş ve kader de musibetlere fetva vermiştir.
Bayanlara verilen bir duygunun amacının dışında yanlışçasına kullanılması sonucunda bir çok hayasızlıklar meydana gelmiştir.Bu duygu bayana verilen güzelliği sunma arzusudur.tesettürsüzlükle kendilerini teşri ettikleri kişiler tarafından işittikleri söylemlerin hoşuna gitmesiyle ve cazibedarlık neticesiyle söylenen o aldatıcı sözlere kendini kaptırıp hayasızca durumlara kapılar açmıştır.hayasızlığın sürekliliğiyle öylesine dehşetli haller ortaya çıkmış ki nefisin ve şeytanın teşvikleriyle çokları namuslarını hiçe saymış,birkaç dakikalık zevk için aylarca hatta yıllarca sıkıntıya maruz kalmışlardır.Çoklar ise yaptıkları bu hayasızlıkları yüzünden ailesinden çevresinden,sevmek arzu ettiği insanlardan nefretkerane tepkiler görmüş ve o hayasızlıklarının tokatlarını hem bu dünyada yemiş hem de Ahirette büyük bir cezaya kendini mahkum bırakmıştır.
Bir çok hadisin rivayetinde ahir zamanın en dehşetli fitnesini bayanların çıkaracağı açık bir şekilde ve sahih bir derecede bizlere ulaştırılmıştır.Rivayet edilen bu hadislerin sahih olduğuna rivayet edenlerin sıhhatine güvenmeyenlerse bu dehşetli asrın milyarlala dolu örneklerine baksın ve o rivayetlerin hakikatlerini görsün.Artık öylesine dehşetli haller olmuştur ki kardeşler arasında ve hatta evlat ve ebeveynler arasında dahi rezilce hisler uyanmaya başlamıştır
Tesettürsüzlüğün toplumumuzda başlangıcından bu zamana kadar baktığımızda açıklığı emperyalist düşüncelerin hüküm sürdüğü kişiler mallarının satışlarının arması için,servetlerine servet katmak için ve bu yolu kullanarak kişileri ahlaksızlıklara itmiştir.baktığımızda görüyoruz ki bir çok iş sektöründe artık bayanlar çalıştırılmaya başlatılmış ve bayanlarla milletin ilgisini çekip bir yönden ahlakları kemalattan indirip adileştirmiş bir yandan da şahsi menfaatine kazanç üstüne kazançlar eklemişler.
Ne yazık ki bazı münafıklar,Modernizmci kafalar,Alim diye milleti kandıran cahiller,safsatacılar,cerbezeciler ve gizli güçler,devlet kuruluşlarıyla,yayın organlarıyla,alimlik ve yazar kimlikleriyle bastıkları kitaplarla,siyasi kuruluşlarla ve cemaatlerle tesettürlü bacılarımızın kanlarına bir zehir gibi girerek ve düşüncelerini fikirlerini bulandırıp kandırarak onları da iş sektörlerinde çalıştırmaya yönlendirip veya mecbur bırakıp hayasızlıklarını onlara da bulaştırmaya çalıştılar ve başardılar

setre

Makalede önemli noktalar üzerinde durulmuş teşekkür ederiz.Fakat ayetin anlamını açıklarken cilbab dan çıkarılan anlam çarşaf şeklinde. Neye göre bu hüküm çıkarılmış merak ettim, pardesü giyen insanlar tesettüre girmiş sayılmıyor mu yani ?
Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...

aık hamalı

Setre isimli arkadaşa
yazıyı tekrar okumanı öneriyorum öncelikle. Fakat şunu ifade edeyimk çarşaf örtünün faziletli şeklidir Tesettürün azimetidir Tabiki pardesü giyenlerde örtülüdür Ama çarşafta tanınmama ve eziyet olunmama <bakış ve söz> babından daha efdaldir. Ayeti kerimenin ahkam tefsirin deçarşaf ayeti nazil olunca mekke sokakları kara kargalar gibi olmuştur Siyah olma özelliği vardır bu açıdanda. Rabbim hakiki manada tesettür ihsan eylesin

Ferzin

Sayın kardeşlerim,

''Cilbab''

Rubai mücerred mülhakatın 5. babından masdar olup;

celbebe, yücelbibü, celbebeten ve cilbaben olarak tasrif olunur.Gömlek geniş elbise ve baş örtüsü manalarındadır. (El-Mevarid ) cilbab çarşaf manasında değildir.

Ayeti Kerime de;

يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلاَبِيبِهِنَّ

Buyrulmuştur,(elbiselerinden giyinip örtünsünler)

Alıntı YapAma çarşafta tanınmama ve eziyet olunmama <bakış ve söz> babından daha efdaldir. Ayeti kerimenin ahkam tefsirin deçarşaf ayeti nazil olunca mekke sokakları kara kargalar gibi olmuştur Siyah olma özelliği vardır

Bu söylemlerinize delil getirebilirmisiniz lütfen?

aık hamalı

yukarıdaki ilk yazımı okuyun

Ferzin

#6
Yazıyı zaten okudum kardeşim,öncelikle ricam yazarları kimse onlarında ismi yazıya eklesin,

yukarıdaki yazıda tesettürsüzlüğün zararlarından bahsedilmiş.Ben size;

Alıntı YapAma çarşafta tanınmama ve eziyet olunmama <bakış ve söz> babından daha efdaldir. Ayeti kerimenin ahkam tefsirin deçarşaf ayeti nazil olunca mekke sokakları kara kargalar gibi olmuştur

Bu söylemi neye dayanarak söylediğinizi soruyorum? Cilbab kelimesinide açıkladığımıza göre?

Ayeti Kerimeyi birde biz yazalım;

59 - Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Ahzap Suresi

setre

Alıntı yapılan: aşk hamalı - 24 Temmuz 2008, 13:56:18
Setre isimli arkadaşa
yazıyı tekrar okumanı öneriyorum öncelikle. Fakat şunu ifade edeyimk çarşaf örtünün faziletli şeklidir Tesettürün azimetidir Tabiki pardesü giyenlerde örtülüdür Ama çarşafta tanınmama ve eziyet olunmama <bakış ve söz> babından daha efdaldir. Ayeti kerimenin ahkam tefsirin deçarşaf ayeti nazil olunca mekke sokakları kara kargalar gibi olmuştur Siyah olma özelliği vardır bu açıdanda. Rabbim hakiki manada tesettür ihsan eylesin


Yazıyı gayet dikkatli bir şekilde okudum! Ferzin kardeşinde dediği gibi

Alıntı Yap
Ama çarşafta tanınmama ve eziyet olunmama <bakış ve söz> babından daha efdaldir. Ayeti kerimenin ahkam tefsirin deçarşaf ayeti nazil olunca mekke sokakları kara kargalar gibi olmuştur

Bu söylemi neye dayanarak söylediğinizi soruyorum? Cilbab kelimesinide açıkladığımıza göre?

Ki..

Kadınların ev dışında veya yabancı erkeklerin yanına çıkarken normal ev içi giysilerinin üstüne bir dış elbise daha giymeleri gerekir. Ayette şöyle buyurulur: "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu, onların tanınıp kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok yarlığayıcı ve çok esirgeyicidir." (el-Ahzâb, 33/59)
Ahzab suresi ve dolayısı ile yukarıdaki ayet, Medine'de 5-7. hicret yılları arasında inmiştir. Ayetteki "celabîb" sözcüğü "cilbab"'ın çoğulu olup sözlükte; geniş elbise, gömlek ve baş örtüşü gibi anlamlara gelir. Kadını baştan aşağı örten çarşaf, ferace, manto gibi giysiler de cilbab kapsamına girer, "Cilbab" bir fıkıh terimi olarak Elmalılı (Ö. 1358/1939) tarafından şöyle tarif edilmiştir: "Kadınların elbiselerinin üstüne giydikleri her çeşit giysidir", "Kadını tepeden tırnağa örten giysidir", "Kadınların örtündükleri her türlü elbise ve başka şeylerdir." (Elmalılı,a.g.e.,VI,337.)

Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...